AYDAKİ KADIN

Aydaki Kadın | D&R - Kültür, Sanat ve Eğlence Dünyası

Kişiler: Leyla, Selim Baka, Hayri Dura, Refik, Zümrüt Hanım

Ahmet Hamdi Tanpınar, büyük bir kısmını yazdığı Aydaki Kadın romanının müsveddelerini, üzerinde çalıştığı diğer bazı eserleri ile birlikte çalışma masasında bırakarak 24 Ocak 1962’de vefat eder. Tanpınar’ın vefatından sonra, öğrencisi Güler Güven, müsvedde halinde kalmış olan Aydaki Kadın’ı Amerika’da basılan bir süreli yayında, notlarla birlikte yayımlar.

1. romanın kitaplaşması 1987 yılını bulur. 2009 Mart’ında ise romanın ikinci baskısı yapılır.

Sosyal, siyasi tarzda yazılmış bir romandır.

Selim köklü bir aileden gelen bir mirasyedidir. Kültürel açıdan oldukça donanımlıdır. Sanattan zevk alır, roman yazma hayalleri kurar. (Tıpkı Huzur romanındaki Mümtaz gibi)

Elde avuçta ne varsa tüketen Selim en sonunda çok sevdiği köşkünü de satılığa çıkarır.

Leyla, Selim’in eski sevgilisidir ve Leyla’nın verdiği partiye gider. Partide toplumdan uzaklaşmış iş adamı, bürokrat, politikacı, yazar, ressam gibi pek çok kişiyi partide görür. Partide bulunanlarda büyük bir ahlak çöküntüsü vardır. Selim buradaki topluluğu “Sodome”a benzetmiştir. Türkiye’nin iflas etmiş olan demokrasisi, Ahlak yönünden iflas etmiş insanlar ile birleştirilerek anlatılır.

Tanpınar bu ahlaki çöküntüyü, yozlaşmayı ve yaşananları anlatmıştır.

Aydaki Kadın’da Selim’in “Daima yerinden oynamaya hazır bir muhayyile’si bulunduğundan söz edilir.”  (s. 216). Selim kendi hayatını, “küçük estet hayatı” şeklinde tanımlar (s. 232). Selim, resim sanatı ile ilgili tenkit yazıları da kaleme alır. Tanpınar, günlüğünde kahramanını Şöyle tanıtır: “1910’da doğuyor. 1928’de liseden mezun oluyor ve ilk kadın tecrübesini geçiriyor. Aynı anda çok güzel bir kadın tanıyor. Arkadaşının karısı olmasına rağmen seviyor. Kadın ona tatlı çocuk muamelesi yapıyor. 1931’de Paris, 1935’ten dönüyor. (…) 1942’de Leyla’yı tanıyor. 1948 Avrupa’ya gidiyor ve ayrılıyorlar. 1949 dönüyor. 1950-1955 bu hasretle yaşıyor. 1956 her şey bitiyor ve bir romana çalışıyor. Floransa, Paris, Venedik, Viyana…” (Enginün-Kerman 2007: 329).

Aydaki Kadın, Tanpınar tarafından bir sona ulaştırılmasa da diğer eserlerinde olduğu gibi olaylar arka plana atıldığından, romanın sonu çok da ön planda değildir. Tanpınar’ın bu roman ile benzerlik gösteren diğer bir romanı Huzur’da, Mümtaz’ın sonunun ne olduğu hakkında dahi farklı farklı yorumlar yapılmaktadır.

Ahmet Hamdi Tanpınar

Mahur Beste

Huzur 

Sahnenin Dışındakiler

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.